14 Nisan 2016 Perşembe

Her Gün - David Levithan #Okudum18



Herkese merhaba!
kız kardeşimin kitaplığına dadandım ilk seçtiğim de konusu ile çok hoşuma giden Her Gün oldu.

Her sabah farklı birinin vücudunda uyanan birinin ağzından dinliyoruz. Cinsiyeti yok. Kendi bedeni yok. hiçbir vücutta bir günden uzun kalmıyor.

David Levithan zaten John Green ile kitap çıkarmasıile ünlenmiş bir yazardı. Anlatım olarak ben beğendim. Sade, akışı kolay bir dili vardı. Zaten kitabı 24 saatten kısa bir sürede bitirdim.

kitabın özellikle gün gün anlatılması, günlerin numaralandırılarak her günün bir bölüm olması benim çok hoşuma gitti.

Bunlar dışında söylemek istediğim genel olarak beğenmediğimi söyleyemem. Beğendim ama benim beklentilerimi biraz karşılamadı. Böyle bir konuve ünlü bir yazar görünce biraz daha olaylı daha heyecanlı daha zekice bir olay örgüsü beklerdim. Bu konuda sınıfta kaldı. ama özellikle kız kardeşim gibi küçük yaş grubuna -genç yetişkin- çok uygun kolay okunan güzel bir kitap.

ama benim puanım yine de 6/10.


Yazarın bir de şöyle anladığım kadarıyla kitaptaki diğer ana karakterin dilinden yazılmış bir kitabı var. Türkçeye henüz çevrilmemiş. 

5 Nisan 2016 Salı

El Cuerpo

Merhabalar
Bilgisayarımın bozulması ve fakültede artık son mezuniyet yılıma alttan derslerimle birlikte giriş yapmam ile birlikte 2013te ne ümitlerle açtığım bu bloğu tamamen boşladım. Ama artık sadece kitap üzerine değil benim ilgimi çeken her konu üzerine yazarak geri dönmeye karar verdim.
Başlangıcı ise geçtiğimiz mart ayı izlediğim ve beni aşırı şaşırtan bir film ile yapalım istedim.
Türkçe “ceset” anlamına gelen bu şahane İspanyol yapımı filmin konusundan biraz bahsedeyim önce ki merak edin.
Bir gece ansızın morgdan bir ceset çalınıyor ve cesedi kimin çaldığını bilen tek kişi yani morgun bekçisi ise çığlıklar atarak morgtan kaçarken bir araba çarpması sonucu komaya giriyor. E bize de tabi bir dedektif, bir şüpheli ve sabaha her şey çözülene kadar tırnakları yiyerek beklemek düşüyor.
Böyle filmler beni kolay kolay etkileyemez. Gerilim filmleri yani. Germez bile. Ben insan zekasına hayranım insan zekasına dayanan kurgulara ise ayrıca hayranım. Aslında mükemmel kurgulu filmler var lakin biz bilmiyoruz. Her sene Oscar ile önümüze bir düzine film konuyu bütün bir yıl onlarla yetiniyoruz. İşin aslı öyle değil.
Mesela İspanyol sineması, Arjantin, iran… çok mükemmel yapımlara sahipler. E tabi araştırmak bulmak izlemek ve anlatmak lazım.
Gerçi el cuerpo öyle çok bilinmeyen bir yapım değil. Size mükemmel bir gizem anlatmadım şu an. Sonu ile şaşırtan filmler olarak tanımlanan yabancıların mindfuck dediği türden filmler listelerinin olmazsa olmazlarından.
Filme gelirsek başrollerden sadece dedektifin oyunculuğunu çok beğenemedim. Tek kötü yorumum o olacak sanırım. Duyguyu seyirciye geçirme konusunda başarısız kaldığını düşünüyorum. En azından bende sınıfta kaldı. Ama diğer başrol olan kaybolan cesedin sahibi kadın ve onun kocası efsaneydi. Kadının sahnelerini izlerken onun ruh haline adamınkileri izlerken onun gerginliğine çok iyi girdim. Başarılı idi.
Filmin sonu hakkında spoiler vermeden söyleyeceğim ise mükemmel veya eşsiz değil ama gerçekten güzel. Anlatabildim mi? Bence anlatabildim.
Filme ise 10 üzerinden 8 veriyorum.
Ve beni daha fazla İspanyol yapımı ve gerilim türünde film izlemek için teşvik ettiği için teşekkür ediyorum.
Hoşçakalın.

Not: Filmi izleyen ve hakkında konuşmak isteyen olursa beklerim.